
Evet evet artık bizim de kolikli bir kızımız var.40'ımızın çıkmasına 3-4 gün kala bizi de yakaladı kolik sendromu :) İlk 1 ay gayet sakin olan, sadece acıktığında ağlayan o melek kızımız son 4 gündür çok değişti.Tam babasının gelme saatlerinde yavaş yavaş başlayan ve özellikle yemek masasına oturduğumuz sırada şiddeti giderek artan ağlamalarımız Özgürümle benim ayrı ayrı yemek yememize neden oluyor.Bu ağlamaları artık diğerlerinden ayırdedebiliyoruz.Çünkü Berenimizin karnı tok, gazı çıkmış ve altı temizken başlayan ağlamaları ''Evet bu akşamki kolik seansımız başladı'' dedirtiyor bize.O anlarda en azından birimizin hemen bişeyler yemesi gerekiyor ki hemen görevi devralıp diğerinin yemek yemesini sağlasın.Çünkü önümüzde yaklaşık 2-3 saat kadar sürecek olan bir ağlama sürecimizin olacağını ikimiz de çok iyi biliyoruz.
Ağlamalar başladığında yaptığım ilk şey Beren'i babasıyla başbaşa bırakıp evin içinde gezmelerini izlemek oluyor genelde.Özgürümün en sakin ve rahatlatıcı ses tonuyla sorduğu ''Kızıııımm, Berenimmm, neden ağlıyorsun babacıımm, söyle bakiiim bana? '' şeklindeki soruları ağlamayla karşılık bulunca başka yöntemleri denemeye başlıyoruz.Daha önceden kolikli bebekleri sakinleştiren müziklerden oluşan bir arşiv oluşturmuştuk kendimize, bu kez onu dinletmeye çalışıyoruz ama ne fayda, Beren'in sesi müzik sesini öyle bastırıyor ki hemen bu yöntemin de üstünü çiziyoruz.
Doktorumuzun önerisiyle bu kez de masaj yöntemini deniyoruz kızımızı susturmak için. Güzelce çıkarıyoruz giysilerini, sakin bir ses tonuyla konuşarak karnına masaj yapmaya başlıyoruz bu sefer,ve tahmin ettiğimiz üzere bu yöntem de başarısız olunca diğer yöntemleri denemeye devam ediyoruz... :)
Böyle durumlarda işin en kötü tarafı kucağınızda sürekli ağlayan bebeğinizle sakin olmaya çalışmak ve gerginliğinizi bebeğinize yansıtmamak.Çünkü gerginliği hisseden bebek daha da çok ağlamaya başlıyor.Onun için her ne olursa olsun sakinliği elden bırakmamak gerekiyor.
Artık yorgunluğumuzun tavan yaptığı saatlerde, son bir umutla saç kurutma makinasına gidiyor ellerimiz.Birçok bebeğin bu sesi anne karnındaki seslere benzettiği için çok sevdiğini duymuştuk ve doktorumuz da onaylamıştı.Denemekte fayda var deyip Beren'i yatağımıza yatırıp fişe takıyoruz saç kurutma makinamızı.Ve o anda bir mucize gerçekleşiyor sanki ve Beren susuyor...Özgürle ben uzun bir savaş sonucu zafer kazanmış edasıyla mutlu mutlu gülümsüyoruz.Oh diyoruz bitti...Sustu kızımız...Ama o da ne Berenimiz bu sese de alışınca basıyor yaygarayı yine.O ağlıyor biz makinanın ayarını yükseltiyoruz daha çok ses çıksın diye, ama bu savaşı da Beren kazanıyor...
Gecenin ilerleyen saatlerinde artık ağlamaktan yorgun düşen kızımız babasının omzunda uyuyakalıyor..Ve biz yine melekler gibi uyuyan kızımızı izleyerek mutlu mutlu uykuya dalıyoruz...

0 yorum:
Yorum Gönder