Pages

24 Temmuz 2010

Öhö öhö öhöö...

 Yaklaşık 1 aydır evimizde sürekli olarak duyulan seslerden biri haline geldi öksürük sesi. Özgür ile  başlayan, Berenim'e geçen ve en sonunda benimle devam etmekte olan  bir öksürük silsilesinin tam ortasındayız. Tedavi aşamaları genel olarak aynı. Öksürük şurubu, pastil, gargara vs.. Tüm bunların yanında gerek Beren'in gerekse bizim doktorumuzun hemfikir oldukları bir konu vardı ki o da  ıhlamur, papatya, zencefil, süt, bal vs... gibi ürünleri bolca tüketmek. Hal böyle olunca ocakta sürekli hazırda bulunan demlenmiş ıhlamur+bal ,  cezvede ılıtılmış süt+bal , hepimizin zevkine ve ihtiyacına göre tercih edilmiş boy boy  fincanlarda  papatya çayı+(tabiki) bal ,   son günlerde hayatımızın vazgeçilmezleri arasında yerini aldı.  Son durum ne mi?   Hepimizin üzerinde bir sakinlik, bir rahatlık, mutluluk, bitmek bilmeyen bir uyku hali  ve yanında öhö öhöö!! 

3 yorum:

Kübra dedi ki...

‎:) berenime kıyamam ben yaa! balı çay sıcakken koymuyorsunuz dimi zehir etkisi yapabiliyorda hani biliyorsnzdur zaten sizdeee :)))

Özlem Demir dedi ki...

tşk ederim hocam.. tam bu yaz aylarında grıp hiç çekilmiyordu. bende hemen uygulayacağım...

Özge Nebioğlu dedi ki...

Ezgi onu bunu bilmem ama kalemin güzel...bala ek olarak sana bir mucizeden bahsedip öhü pöhölerin nasıl çabcak gecebileceğini yazayım ki denendi ve onaylandı ailecek...şöyleki: bir adet kuru soğanı (küçük olmasın) ortadan dörte beşe bölüyo...rsun bir kaseye yerleştiriyorsun. üzerinde kasenin yarısına gelecek şekilde bal döküyorsun. evet yanlış değil ball. bir süre beklemen lazım soğan suyunu salacak iyice. beklerken bir kaşıkla balı soğan üstüne dökersin. soğan kendinden geçince soğanı artık bal kaşıkla yenebilecek duruma gelmiştir. bir iki saatte bir, bir kaşık alıcaksın ve öksürükten eser kalmayacak...çok işe yarıyor gerçekten...geçmiş olsun...

 
Copyright 2009 BeReN